Güneş Bitez koyunun üzerine dik inmişti. Alex, villanın balkonundan denizi izliyordu. Moskova’dan gelmişti, üç günlük iş seyahati uzamış, tatil kısmına dönüşmüştü. Türkçesi yoktu. İngilizce yazdığı kısa mesajın cevabı hızlı geldi.
Kapıyı açan kadın, Lina’ydı. Açık renk saçları, sakin bakışları ve az konuşan haliyle Alex’in alıştığı profilin dışındaydı. İçeri girdi, ayakkabılarını çıkardı, balkona geçti. İkisi de bir süre sessiz kaldı. Alex, “You speak English?” diye sordu. Lina başını salladı. “Enough.”
Konuşmaları yavaş ilerledi. Lina, Bodrum’da uzun süredir yaşadığını, yazları bu koyları ezberlediğini anlattı. Alex dinlerken, karşısındaki kişinin sadece bir Bodrum Escort olmadığını fark etti. Bir süre sonra Lina, “Come” dedi ve villanın altındaki küçük iskeleye indiler. Kiralık bir botla koyun sakin tarafına geçtiler. Motoru kapattılar. Sadece su sesi vardı.
Alex, yıllardır ilk kez biriyle bu kadar az konuşup bu kadar rahat hissettiğini düşündü. Lina ona soru sormadı, geçmişini deşmedi. Sadece oradaydı. Öğleden sonra üç saat sürdü. Geri döndüklerinde Lina, kapıda durdu ve kısa bir gülümseme attı. “If you come again…” dedi, cümleyi tamamlamadı.
Alex, balkonuna çıktı. Telefonundaki kayıt hâlâ duruyordu: Bodrum Escort – Lina. Bitez’teki o öğleden sonra, yazın en az konuşulan ama en net hatırlanan anı oldu.
Deniz, Gümbet açıklarında koyu maviye çalmıştı. Emre, kiraladığı teknenin güvertesinde tek başına oturuyordu. Arkadaşları karaya…