Deniz, Gümbet açıklarında koyu maviye çalmıştı. Emre, kiraladığı teknenin güvertesinde tek başına oturuyordu. Arkadaşları karaya inmiş, o ise denizde kalmayı tercih etmişti. Telefonundaki kayıt uzun süredir silinmemişti. Bir mesaj attı. Cevap yarım saat içinde geldi.
Kadının adı Defne’ydi. Tekneye çıktığında ayakkabılarını çıkardı, saçlarını rüzgâra bıraktı. Emre’ye gülümsedi ama abartılı bir samimiyet yoktu. Sadece “Merhaba” dedi. Konuşmaları yavaş ilerledi. Defne, Bodrum’da doğup büyüdüğünü, yazları bu denizi herkesten daha iyi tanıdığını anlattı. Emre dinlerken, karşısındaki kişinin bir Bodrum Escort’tan fazlası olduğunu hissetti.
Gece ilerledikçe teknenin motorunu kapattılar. Sadece dalga sesi vardı. Defne, Emre’nin elindeki bardağı aldı, kendine bir yudum aldı ve geri uzattı. “Bazen insanlar yalnız kalmak ister. Bazen de yalnız kalmamak.” Emre gülümsedi. İlk kez o yaz, biriyle bu kadar az konuşup bu kadar rahat hissetmişti.
Sabaha karşı Defne, teknenin pruvasında oturmuş denizi izliyordu. Emre yanına geldi. “Kalsan mı biraz daha?” diye sordu. Defne başını sallamadı. “Bu gece yeter” dedi. Ama sesinde pişmanlık yoktu. Sadece netlik vardı.
Tekne karaya yanaştığında Defne indi, döndü ve kısa bir bakış attı. “Bir daha Gümbet’e gelirsen… belki yine yazarız.” Sonra kayboldu.
Emre güvertede kaldı. Telefonundaki isim hâlâ duruyordu: Bodrum Escort – Defne. O gece, denizin ortasında geçen birkaç saat, yazın en net hatırası oldu.
Güneş Bitez koyunun üzerine dik inmişti. Alex, villanın balkonundan denizi izliyordu. Moskova’dan gelmişti, üç günlük…